Ülkemizdeki en büyük sıkıntıların yaşandığı ve insanların en madur oldukları kurumlar arasında sağlıkla ilgili birimler yani hastaneler, sağlık ocakları, sağlık müdürlükleri gelmektedir.. Zaman zaman medyaya yansıdığı kadarıyla duyuyoruz ki maddi durumlarının kötü olması sebebiyle hastane hizmetlerini tam alamayan hastalar, rehin kalan hasta ve yakınları. Ne kadar vahim tablodur bu…
Ak parti hükümetinin yaptığı en büyük değişimlerden biriside sağlıkta göze çarpmaktadır. 10 yıllık iktidar döneminde sağlık alanında reforma gidilerek sağlık ta dönüşüm hareketleri yaşanmaktadır. Bunlara bağlı olarak sağlık bakanlığı ve birimleri ciddi manada revizyondan geçirilerek yeni düzenleme ve uygulamalarla halka daha kaliteli, daha güvenli ve daha steril sağlık hizmetleri sunmaktadır. Geçmiş yıllarda dile getirilen ‘‘genel sağlık sigortası’‘ terimi ile daha hassas ve daha güzel hizmet başlangıçları başlamıştı. Bunlara örnek olarak ”tc numarası ile direkt muayene olunması, elektronik ortamlarda sıra alınması, aile hekimliği uygulaması, doktor seçebilme hakkı, helekopter ambulans uyuglanması, çeşitli sağlık ekipmanlarının 2002 yılından önceki durumları göz önüne alınarak sayılarının artırılması ve modernleştirilmesi..” gibi birçok uygulama hayatımıza girerek hem hastanelerin yükleri azalmıştır hemde daha verimli ve sorumluluk yüklenici tabibler , sağlık çalışanları görevlerini icra eder olmuşlardır..
Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamında yeniliklere devam etmeye kararlı olan sağlık bakanlığı bu bağlamda yeni düzenlemeleri hayata geçirmek üzere birtakım çalışmaları kamuoyuna duyurup gerekli mercilerde gerekli düzenlemelerin ve güncelleştirilmesinin yapılması konusunun altını çizmiştir. Bütün vatandaşlar 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren genel sağlık sigortası kapsamına girmişlerdir.
GSS na tabi olacaklar; işçiler, bağımsız çalışanlar, kamu çalışanları, isteğe bağlı sigortalılar, işsizler, ev hanımları ve yabancılar yararlanacaktır şeklinde söz konusu olmaktadır. Bunu da Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı Fatih Acar’ın açıklamalarına göre SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı ve yeşilkartlı olmayan 1 milyon 700 bin kişin yararlanacağı düşünülmektedir. Bu güvenceden yararlanmak için 31 Ocak 2012 tarihine kadar bağlı bulundukları Sosyal Yardımlaşma Müdürlüklerine GELİR TESPİTİ yaptırmak zorundadırlar. Eğer gelir tespiti yapılmamış ise SGK yürürlükteki mevzuatı baz alarak ”bir süre sonra en yüksek baremden prim ödemek zorunda kalabilirler.” açıklamasında bulundu Bakan Akdağ.. YEŞİL KART lılar için ise; kartlarının vize tarihine kadar sağlık yardımlarından yararlanacaklar. Kartlarının vize tarihi dolduğunda ise bir ay içinde sosyal yardım vakıflarına gelir testi için başvuruda bulunacaklar. Gerekli işlemlerden sonra GSS’li sayılacaklardır. SGK Başkanı Fatih Acar, “18 yaşın üzerinde okumaya devam etmiyor veya 25 yaşın üzerinde ise bu kişiler de sadece kendileri için gelir testine müracaat edecek. Eğer geliri yoksa primini devlet ödeyecek. ” dedi.
2012 yılı asgari ücret rakamlarına göre, aylık aile içi kişi başı geliri 296 liradan az olduğu tespit edilenler, prim ödemeden GSS’li olacaklar. Gelir Tespiti yaptıranlarda aile içi kişi başı gelir 296 ila 886 lira arasında çıkarsa, aileden bir kişi ayda 35 lira prim ödeyecek. Ailenin diğer fertleride bu sigortadan yararlanabileceklerdir.
Vatandaş sosyal yardımlaşma vakfına gelir testine başvurduktan 1 ay içinde sonuç açıklanacaktır vede çıkan sonuca göre pirimli GSS li yada pirimsiz GSS li ve priminin ne kadar ödeyeceğini öğrenecektir.. Yasaya ve mevzuata göre; 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesine göre genel sağlık sigortalılarının prime esas günlük ve aylık kazançları ile 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında olanların ödeyecekleri genel sağlık sigortası primi miktarları hesaplanmaktadır…
Şimdiden herkese sağlıklı günler..
Bu yazı 14.01.2012 00:00 tarihinde yayınlandı.