Zaman akıp geçiyor. Tüm dertlere, neşelere, doğumlara, ölümlere ve tüm yaşanmışlıklara inat.! Onun umurunda mı insanoğlunun ne yaşadığı.!! Tüm zamanların en acımasızı yine zaman değil mi?
Bir yılı daha geride bıraktığımız bir anda elimizin uzandığı yapraklı takvimi koparırken koskoca bir yılın, 365 günün nasıl olup ta bittiğini düşünüyorum
Her kopardığımız yaprakla birlikte bizden de bir şeylerin koptuğunu düşünmeden ve o takvim yaprakları ile birlikte ömrün tükendiğini fark etmeden geride bir yılı daha bırakıyoruz..
Umutlarla başladığımız 2011 yılını geride bırakırken, hayatımız boyunca yaptığımız gibi dünü hemen unutup, yeniye, yeni bir yıla,2012 yılına hoş geldin diyoruz..
Her yeni yıla yeni umutlarla, yeni hedeflerle, yeni projelerle girmeye niyetleniyoruz.Her gecen yıla bakarken, umutlarımızın, hayallerimizin ve beklentilerimizin gerçekleşmediğinin farkına varıyoruz.
Değişimin, dönüşümün, gelişimin yaşanmadığını ve his edilmediğinin farkına varıyoruz. Hayatımızda bir şeylerin değişmediği, sadece bir yıl yaşlanmanın dışında, sistemin ve siyasi yapının aynı korunduğunun farkına varıyoruz. Yıllardır siyasi yapımızın değişmeyen yüzlerin olduğu, değişmeyen yüzlerle, simalarla birlikte fikirlerin, görüşlerin, düşüncelerin değişmediğini görmekteyiz.
Statükocu yapı yerini hep korurken sistem git gide köhneleşmekte, demokrasi, düşünce ve ifade özgürlükleri, sosyal adalet ve demokratik özgürlükçü parlamenter rejimde bir yenilik ve gelişme olmamaktadır. Şöyle otuz yıl geriye birlikte bakarsak, yıllardır siyasi partilerin ismi değişse bile, siyasilerin değişmediğini görmekteyiz.
Yıllardır aynı yüzleri, simaları siyasi partilerde, devlet yönetimlerinde, parlamentoda görmekteyiz. Her seçimlerde ve her yeni dönemlerde, yeni yıllarda bunlarla karşılaşmaktayız, bunlara umut bağlamaktayız.Yeni yılda düşünce ve ifade özgürlüğü alanları genişletilmeli, düşüncelerinden, fikirlerinden dolayı yaşam hakkı kısıtlanmamalı.Demokratik açılım ve beyanlar sadece siyaset yapma veya türbinlere oynamak amacıyla değil, verilen her demecin, her beyanın, her açıklamanın yasaya dönüştürülerek uygulamaya konulması için yasal dayanağa dönüştürülmelidir.
Yeni yılda demokratik açılımlar,Türk,Kürt sorunun çözümü ve demokratik hakların yasal güvencelere dayandırılması için, yeni bir anayasa yapılmalı ve bu umutla yeni yıla girilmelidir.Yeni yılın yaşantımıza anlam kazandırılması,yeni yüzlerin, yeni fikirlerin, yeni anayasanın yapılması beklentisiyle nice yeni yıllara…
Bu yazı 03.01.2012 00:00 tarihinde yayınlandı.