Seydişehir Ekonomisi
Seydişehir Göller Bölgesi içerisinde yer alan İç Anadolu Bölgesi ile Akdeniz Bölgesi arasında geçit kuşağı içerisinde yer alıp Göller Bölgesi iklimine sahiptir.![]()
Özellikle suya ve gübreye karşı reaksiyonu iyi olan çeşitler açısından verim potansiyeli yüksektir. Ülkemizde genellikle hububat tarımı yıllık yağışı 400 mm. olan yerlerde yaygın olarak yapılmaktadır. Bölgemizde yıllık yağışın yüksek olması nedeniyle verim yüksektir. Yüksek verimli çeşitlerin ekilmesiyle verim potansiyeli daha da yükselecektir. Hububat tarımı ile yakından ilgili olan İlçemizin ekilmiş alanları ve dağılımı aşağıdaki şekildedir:
Toplam ekilebilir arazi541.000 DekarSulanabilen arazi180.000 DekarNadasa bırakılan arazi186.000 DekarHububat tarımı yapılan arazi260.000 DekarBuğday tarımı yapılan arazi190.000 DekarArpa70.000 DekarSanayi bitkileri24.000 DekarBaklagil bitkileri23.000 DekarMeyvecilik-Bağcılık23.000 DekarYem bitkileri19.000 DekarSebze8.000 DekarŞeker Pancarı20.000 DekarNohut20.000 DekarPatates4.000 DekarFiğ16.000 DekarK.Fasülye2.500 Dekar
İlçemizde yaklaşık olarak 8.000 çiftçi ailesi tarımla uğraşmaktadır. Arazi genişliği açısından yapılan bir sınıflamada ise arazi varlığı ve yüzdelere göre dağılımı şöyledir.
Arazi Genişliği (Dekar) Aile Sayısı Oranı (%)
1 - 50 7438 93
50 - 100 450 5,6
100 - 500 110 1,38
500 ve üzeri 2 0,02
Yukarıda belirtilen arazi varlıkları tarımsal üretim açısından uygun ekonomik büyüklükte değildir. Miras Hukuku ve arazinin parçalı ve dağınık olması nedeniyle rantabl işletme büyüklüğünde araziler değildirler. Toplam arazinin ancak % 6’sı ekonomik işletme büyüklüğündedir. Tarımsal işlerle uğraşan nüfusun ancak % 13’ünde traktör bulunmaktadır.
En yaygın hububat ekim alanları ise Kesecik, Gevrekli, Ortakaraören, Akçalar, Bostandere Kasabaları, ve Gökçehöyük, Gökhöyük, Kuran, Kumluca, Gölyüzü, Taşağıl, İncesu, Muradiye, Karabulak, Boyalı, Kavak, A.Karaören, Y.Karaören, Irmaklı köyleri ve İlçe merkezidir. Diğer Kasaba ve köylerimizin yerleşim alanları dağlık bölgede yer aldığından ve buralarda arazi miktarı az olduğundan hububat ekimi sınırlı kalmaktadır. Buralarda küçükbaş hayvancılık yaygın durumdadır. Bu Bölgelerimizde dere kenarlarında az miktarda taban arazi mevcut olduğundan dolayı patates üretimi yaygındır. Kendi ihtiyaçları kadar sebze ekilişleri mevcuttur. Bu bölgelerimizin en önemli tarımsal geliri patates ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğidir.
Hububat ekilişinin yapıldığı alanlar Bostandere, Boyalı, Karabulak, İncesu, Boyalı, Kuran köylerimizdir.
Taraşçı Göletinden ise Gökçehöyük, İlçe Merkezi ve Akçalar arazisinin bir kısmı sulanmaktadır.
Tol Köyünde bulunan yeraltı sondaj kuyularında da sulama yapılmaktadır. Sulanabilen arazilerde buğday verimi ortalama 800 kg. civarındadır. Sulanamayan arazilerde ise dekara verim 300 kg. civarındadır. Arpada sulanabilen yerlerde verim 600-650 kg. civarındadır. Sulanamıyan yerlerde ise 200-300 kg./dekar civarındadır. Bu da gösteriyor ki sulanabilen yerlerde dekar başına buğdayda 2,5 arpada ise 2 kat verim artışı söz konusudur.
İlçemiz için İlçe Tarım Müdürlüğün’ce, Tarımsal Yayım ve Uygulamalı Araştırma Projesi kapsamında bitkisel üretimi geliştirmek amacıyla her yıl sulanabilen ve gübreye reaksiyonu iyi olan buğday ve arpa, çeşit demonstrasyonları kurulmaktadır. Kurulan demonstrasyonlar “Tarla Günü” yapılarak bölge çiftçisine önerilmektedir. Mahalli iletişim araçları ile de bu çeşitlerin tanıtımı yapılmaktadır. Geçen yıl yapılan tarla günü ile ilk defa bölgemize gelen Kızıltan-91 Buğday çeşidinin Altınova Tarım İşletmeleri Müdürlüğü’ nden 10 ton tohum getirilerek dağıtımı yapılmıştır. Bu 500 dekar arazide buğdayın ekilmesi demektir. Bir dekardan ortalama 700 kg. ürün alındığı varsayımı ile hareket eder ve 700 kg. Buğdayın da 35 dekarlık yeni ekilecek tarlanın tohum ihtiyacını karşılayacağı göz önüne alınır ise, bu yıl bölgemizde 17.500 dekar arazide bu buğday ekiminin yapılacağı tahmin edilebilir. Söz konusu buğday çeşidi, normal ekmeklik buğday fiyatından yaklaşık olarak 13.000 TL/kg. daha fazla fiyat ile alıcı bulmaktadır.
Bu buğday çeşidi, önümüzdeki yıllarda hem İlçemizde kurulan un, bulgur ve bisküvi imalatı yapacak olan entegre gıda tesisinin hammadde ihtiyacını karşılayacak, hem de çiftçimiz pazarlama konusunda sıkıntı çekmeyecektir. Söz konusu buğday kırmızı, sert, makarnalık buğday çeşitli olup, 3-4 yıl önce Ankara Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü ve Bölge, İlçe ve Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsünce ıslah edilmiştir.
İlçemizde hayvancılığın gelişmesi ve bir hayvancılık işletmesinde çok önemli bir yer tutan , yem ihtiyacının giderilmesi konusunda da yapılan güzel çalışmalar vardır. Slajlık mısır ekimi İlçemizde her geçen gün yaygınlaşmaktadır. Bu yıl yaklaşık olarak 400-500 dekar arazide ekimi yapılmıştır. Sonbaharda biçimi yapılarak hayvanlara yedirilmektedir. Dekara verimi 7-8 ton civarındadır. Yine yem ihtiyacını karşılamak üzere verimi slajlık mısırdan daha yüksek olan ve kardeşlenme özelliği olan, 4-5 defa biçilebilen sudan otu ekiminin yaygınlaştırılmasına çalışmaktadır. Söz konusu yem bitkisinin yaygınlaşması slaj makinasının temin edilmesiyle hızlanacaktır. Geçen yıl Konya İl Özel İdaresi’ nce alınan slaj makinası ile biçim yaptırılmıştır. Ayrıca Ortakaraören’de bir çiftçimiz de, yoğun miktarda ekim yaptığından bu makinadan satın almıştır.
İlçemizde hububat tarımının gelişmesi için ayrıca tohum temizlemede kullanılan selektörlerin yaygınlaştırılması gerekmektedir. Selektör buğday ve arpa ürününü eleme suretiyle diğer yabancı ot ve maddelerden ayırarak tekrar tohumluk olacak şekilde kullanılmasını sağlamaktadır. Kendine döllenen tahıllar 4-5 yıl tohumluk özelliğini muhafaza etmektedir. İlçemizde Gevrekli, Kesecik, Akçalar, Ortakaraören, Tepecik ve Merkezde selektörlerimiz bulunmaktadır. Ekiliş alanlarının yoğunluğuna göre bunların sayısının artırılması gerekmektedir.
Araştırma Enstitüleri’nce sürekli çeşit adayları denenmekte ve bu çeşit adayları ıslah edilmektedir. Yüksek verimli gübreye ve suya reaksiyonu yüksek olan çeşitler İlçemizde de demonstrasyona alınarak biran önce uygun çeşitlerin ekilişi yaygınlaştırılmalıdır.
İlçemizde 1996 yılında 1900 ton fosforlu, 2100 ton Azotlu gübre tüketilmiştir. Kültür bitkilerinin gübreye karşı reaksiyonu oldukça fazla olup ürünün kalitesi ve verimini doğrudan etkilemektedir.
İlçemizde sulanabilir arazi, ekilebilir arazinin %30’u kadardır. Suğla Gölü arazisinin direne edilmesi, İlkbaharda erken ekime müsait olması, istenilen kültür bitkisinin ekilebilmesiyle ve sulamanın yapılmasıyla verim potansiyeli bir kat daha artacaktır. Suğla ovasının toprak yapısı birinci sınıf arazi niteliğindedir. Suğla su depolama havzası projesinin bir an önce hayata geçirilmesi, BSA kanalının beton kaplama yapılması ve biran önce bitirilmesi gerekmektedir. Ayrıca Suğla Gölü arazisinin direne edilmesi ve sulamaya açılması yanında arazi toplulaştırılması ve toprak reformu uygulaması bölge verim potansiyelini önümüzdeki yıllarda çok daha yüksek hale getirecektir.





Seydişehir Rehberi

















